Haz
15
2008
0

1

uzun uzadıya kagir hanelerinden arındığı günden beri, tılsımlı beşikçiler gibi gündüzünde puslayıp duran matemli ayazları düşünerek iç çeken akşam kuşlarının ardından baktı. Paltosunun cebinde akşam vapurundan artan susam tanelerinden birisini yakalayıp ağzına yuvarladı, dişlerinin arasında gürültüyle ezilişini dinlerken, bir tren çocuk seslerine karışarak gürültüyle, homurdanarak, zorla koşulmuş atlar gibi adeta kişneyerek geçmeye başladı.. Soğuğu anımsadı birden, içi ürperdi, Sinop’ lu Nüzhet’ tin "Akşam Sediri" nden aşırdığı, yer yer sökülmüş paltosunun yakalarını bağrında birleştirdi, başını önüne götürüp ayaklarına dikti, sonrada sokağın içine doğru, haykıran ama kimsenin duymadığı adımlarla yola koyuldu… Bu sokağın ucunda cebinde bu sabah bulduğu onluk çiviyi nereye koyacağı sorusunun cevabını düşünerek eli sol cebindeki susam artıkları arasında çivinin parıldayan soğuk çeliğine dokundu. Gözlerini kapadı, yerde gördüğü izmariti ağzına götürüp yaktı… "Ulan Kahpe Felek" diyesi geldi.. "Siktiret.." dedi. sokağı yürürken çiviyi yeniden elinde hissetti.

Yazar serkan Kategori: Senaryolar | Etiketler: ,

Powered by KaosKenti | WP Theme | Pozitifsoft.com WP Themes