Ağu
28
2008
0

Dostoyevski - Yeraltından Notlar - V

Ben, yaşadıktan sonra, hayatının saraylarda geçmesini isteyenlerdenim; aslında yaşamın bundan ibaret olmadığını bildiğim halde. Benim istediğim şey budur artık. Bu istekten kurtulmamı istiyorsanız, benim hedefimi değiştirmelisiniz. Kabul ediyorum, isteğimi değiştirip gözümü başka şeylerle kamaştırın, başka bir hedef gösterin bana. Ama bunları yapana kadar da kümesi saray olarak görmeyi beklemeyin benden. Sırça saray uydurma olabilir; doğa kanunlarına uymayan bu hayali, aptallığımdan, insanlara özgü eskimiş, saçma alışkanlıklara uyarak ben uydurmuş olabilirim. Sırça sarayın gerçekte olup olmaması beni ilgilendirmiyor. Kişisel isteklerimde onu buluyorsam, daha doğrusu isteklerim varoldukça o da varsa, gerisi önemli değil benim için. İstediğiniz kadar gülün; ben alaylara katlanırım da, açken “karnım tok” diyemem. (daha fazla…)

Yazar baha Kategori: Yazarlar | Etiketler: , ,
Ağu
28
2008
0

Dostoyevski - Yeraltından Notlar - IV

Neden sizlere, “Baylar, değerli okuyucularım” diye hitap ettiğimi bilmiyorum. Yazacağım itiraflar ne yayımlanabilir, ne de birilerine okutulabilir. En azından ben, kendimde böyle bir cesaret görmüyorum ya da buna gerek duymuyorum. Fakat içimde karşı koyulamayacak bir istek var; ben de buna uymaya karar verdim. Mesele şu: Her insanın, herkese söyleyemeyeceği, sadece dostlarına açabileceği özel anılan vardır. Hatta dostlara bile açılamayacak, insanın ancak kendisine itiraf edebileceği sırları da vardır.

Bunun yanında, kendimize bile açamayacağımız şeyler vardır. En şerefli insanın bile hafızasında bunlar epey kabarıktır. Daha doğrusu, insan onurlu olabildikçe bunların sayıları artar. (daha fazla…)

Yazar baha Kategori: Yazarlar | Etiketler: , , ,
Ağu
28
2008
0

Dostoyevski - Yeraltından Notlar - III

O sıralar yirmi dört yaşındaydım ancak. O zamanlar bile, dağınıklığıyla ruhumu sıkan yabani bir hayatım vardı, insanlarla görüşüp konuşmaktan kaçınıyor, zamanla daha fazla içime kapanıyordum. Çalıştığım yerde, kimsenin yüzüne bakmamaya gayret gösteriyordum. Çalışma arkadaşlarım -hissettiğim kadarıyla- beni garip bir adam olarak görmekle kalmıyor, aynı zamanda tiksinti duyuyorlardı. Benden başka insanlar, neden kendilerine tiksintiyle bakıldığını hissetmiyorlar, diye düşündüğüm oluyordu. Memurlardan birinin iğrenç yara izleriyle dolu, haydut suratına benzer bir yüzü vardı. Ben, böyle iğrenç bir surata sahip olsaydım, sanıyorum kimseye bakamazdım. Bir diğerinin giysisi öylesine kirliydi ki, kokudan yanına yaklaşamıyorduk. Yine de ne kılıklarından, ne iğrenç suratlarından, ne de psikolojik sorunlarından çekinmiyorlardı. Kendilerine tiksintiyle bakılması umurlarında bile değildi, yeter ki amirleri böyle bakmasın… (daha fazla…)

Yazar baha Kategori: Yazarlar | Etiketler: , ,
Ağu
28
2008
0

Dostoyevski - Yeraltından Notlar - II

Hovardalık günlerimin sonunda daha fazla hayaller içerisine gömülür, pişmanlık, gözyaşları, lanetler ve sevinçlerle dolardı yüreğim. Bazı zamanlar, bu sarhoşluk ve her yanımı kuşatan mutluluk, bana kendimle alay etmeyi unuttururdu. Neredeyse damarlarımda dolaşırdı umut, inanç ve sevgi. O zamanlar dışarıdan gelecek bir mucizeyle önümdeki her şeyin ferahlayacağına, iyi, güzel ve kusursuz bir çalışma ufkunun beni beklediğine inanırdım.

(Bu çalışmanın ne olduğunu tam olarak bilmiyordum, ama benim için kusursuzdu.) Hayallerimde neredeyse, beyaz bir at sırtında, başımda defne dalı eksik bir vaziyette gökten yeryüzüne inecektim. Ortalarda bir yerlerde olmayı hiçbir şekilde kabul edemezdim; bu nedenle gerçek hayatta da en alt tabakaya hiç itirazsız giriyordum. Ya büyük bir kahraman olacak ya da çamura batacaktım; ikisinin ortası olmam mümkün değildi. Beni en çok üzen şey ise çamurda debelenirken aslında bir kahraman olduğumu düşünmemdi. Sadece kahramanlar çamura batabilir, diğer insanların buna hakkı yoktur, diye düşünürdüm. Bir kahraman, çamura ne kadar batsa da çamurlanmaz; bir kahramanın çamuru affettirmesi için yüce insan olması gerekir. (daha fazla…)

Yazar baha Kategori: Yazarlar | Etiketler: , ,
Ağu
28
2008
0

Dostoyevski - Yeraltından Notlar - I

Daracık dünyamda, insanlardan kopuk, manevi olarak çürümüş, yeraltında kinimle başbaşa nasıl boğuştuğumu anlatmak pek de hoş olmasa gerek. Üstelik romanların bir kahramanı olur, bense bir kahramanın taşımaması gereken tüm özellikleri taşıyorum. Bizim gibi insanları anlamanın en kolay yolu budur. Bizler, yaşama yabancılaşmış, zorla yürüyen insanlar olduğumuzdan dolayı bu yazdıklarım etkili olacaktır. Üstelik gerçek hayata öylesine yabancılaşmışız ki, adını bile duymak istemeyiz. Bunda da o kadar ileri gideriz ki, gerçek hayatı ancak kitaplardan öğrenebileceğimize inanırız.

Peki, ama neden bazen olmadık hareketler yapıp, aptalca arzular peşinde koştururuz? Bunun nedenini biz bile bilmiyoruz. Üstelik bu olmadık isteklerimiz gerçekleştiğinde en çok zararı görecek olan da bizizdir. Sırf denemek için içimizden birinin bağlarını çözüp, esaretim kaldırarak özgürlüğe kavuştursanız bile, o yine esaret altına girmek isteyecektir. Eminim ki, bu yazdıklarımı okuduğunuzda kızgınlıktan ayaklarımızı yerlere vuracak ve:

— Siz, kendi rezil hayatınızdan, kendi yeraltınızdan bahsedin. Hepimizi karıştırmayın bu işe! diye bağıracaksınız. (daha fazla…)

Yazar baha Kategori: Yazarlar | Etiketler: , ,
Ağu
27
2008
0

Dostoyevski ve İntihar - Bölüm 4

Aşırı irade teması Krilov’da oldukça kaba bir biçimde görünür hale gelir. Krilov’un “Cinler” de söylediği sözler, Dostoyevski’nin tutuklanmasından hemen önce, devrimci bir topluluğa karşı verdiği söylevdekilerin hemen hemen aynısıdır: “Kendimi öldürmek zorundayım, çünkü özgürlüğümün doruğu kendimi öldürmemdir.” (daha fazla…)

Ağu
26
2008
0

Michael Haneke

Michael Haneke (d. 23 Mart 1942, Münih, Bavyera, Almanya) Kendi anlatımıyla “kimsenin kolayca ve içi rahat bir sekilde seyredemeyeceği filmler” yapan Avusturyalı film yönetmeni. Filmlerinde çoğunlukla modern toplumdaki insanların problemlerini ve bunalımlarını çıplak bir gerçeklikle -bu amaç için özenle “soundtrack” kullanmaktan kaçınarak- sergiler. (daha fazla…)

Ağu
26
2008
0

David Lynch

David Lynch 20 Ocak 1946 da Amerika’da doğdu. Aynı zamanda tanınmış bir ressam. Ayrıca kendisi pek fazla kullanmasa da mobilya tasarımı yapıyor. Pennsylvania Güzel Sanatlar Akademisi ve American Film Institute’de eğitim aldı. Siyah-beyaz “Eraserhead” filmiyle tanındı (1977). “Dune” ve “Blue Velvet” ile başlayan çıkış kariyeri 90′lı yılların sonunda yönettiği “Lost Highway” (Kayıp Otoban) ile doruğa ulaşmıştır. Ardından “Mulholland Dr.” ve deneysel kısa filmleri gelir. (daha fazla…)

Ağu
23
2008
0

Sinemanın Yeni Dehası: Christopher Nolan

Christopher NolanKimi onu günümüzün en yetenekli auteur’lerinden biri sayıyor, kimi postmodern anlatılara yeni bir soluk kazandırdığını söylüyor, kimisi de 2000′lerin en önemli kara film yönetmeni olduğunu. Ama bir çoğunluk var ki, onu hayranı olduğu Stanley Kubrick ve Ridley Scott’la şimdiden eş değer görüyor. Ne olursa olsun, Christopher Nolan 21. yüzyıl sinemasının en önemli isimlerinden biri. Hele ki gösterime girmeden aylar önce olay yaratan son Batman filmi Kara Şövalye, sinema tarihindeki gişe rekorlarını kırar ve en iyi (daha fazla…)

Yazar serkan Kategori: Yönetmenler | Etiketler: , ,
Ağu
14
2008
0

Dostoyevski ve İntihar - Bölüm 3

Kurban-intiharlar, kendilerine acı çektirmş olanları sürekli rahatsız ederler, özellikle düşlerde. Svidrigailov kendi intiharından hemen önce, kendini öldüren kızı düşünde görür.

Stovrogin düşlerinde: (daha fazla…)

Powered by KaosKenti | WP Theme | Pozitifsoft.com WP Themes